Genetik şiddet
Tam tamına 15 yıl dayak yedim. İlk yıllarda pişman olup özür dilerken, sonraları hak ettiğimi iddia etmeye başlamıştı. Çok uzun uğraşlar sonucu boşandım. Duydum ki, benden daha aciz durumda olan (mesleği ve kazancı olmayan) yeni karısını da dövmüş. Beni arayarak bugüne kadar yaptıklarından özür diledi ve savunmasız insanlara bunu nasıl yapabildiğini anlamadığını, kendisinin bir hayvan olduğunu söyledi. Ayrıca şiddetin hak edilmesi iddialarından da vazgeçerek kendine yeni bir savunma sistemi bulmuş. Ne mi? Merak edilecek bir şey yok canım, ruh hastası falan değil o. Durum tamamen "genetik"miş zaten.
Helal olsun
Metro turnikesinden bir türlü geçemeyen teyzeye; "Hadi teyze helalleş artık jetonla" diyen genç arkadaşıma, "Helal çocuğum helal" diyen tonton teyzeye çok teşekkür ederim. Zira on yıl oldu, bu kadar keyifli bir gün geçirmemiştim.
Fincanımın sırrı
Geçen gün gittiğim iş görüşmesinde çok beğendiğim fincanı istedim mi, istedim. Şaşkınlıkla baktılar mı, baktılar. İşe alınmadım ama güzel bir fincanım var. Üstüne bir fincan çay içeyim bari.
Kalp ağrısı
Yaklaşık 15 gündür görüşmediğim kardeşim aradı, "Nerelerdesin?" dedi. Ne tepki verecek diye "Hastanede yatıyordum, 10 gün yattım yeni çıktım, ölsek haberiniz olmayacak" dedim, "Neyin var?" dedi, uydurdum. Daha şaka olduğunu söyleyemeden telefonu kapattı. Evi evimize yakın olduğu için hemen yola çıkmış, annem dahil tüm aileye hasta olduğumu bildirmiş. 2 saate kalmadı İstanbul'daki tüm ailem yanıma toplandı, yalandı diyemedim, şımardım, nazlandım onlara. Bu esnada çocuklar pot kırar diye korkuyorum, onları bir kenara çekip tembihledim. 50 yerden telefon geldi, sesime hasta tonu verip konuştum. Güya kalbimde ritm bozukluğu var, annem vah vah yapıp telaşlanıyor. Doğrusu bu kadar sevildiğimi bilmiyordum. İnsanın geniş ve sevgi dolu bir ailesi olması ne kadar güzelmiş; oysa bu yaşıma kadar, keşke tek çocuk olsaydım diyordum. Pişmanım, iyi ki varsınız ailem.
Aşk gözünüzü kör eder
"Aşkııım" diye bana doğru geldin, sonra "Ay çok pardon!" dedin ve benden yaklaşık 4 beden büyük bir kıza sarıldın ya, sayende "Aşk insanın gözünü kör eder" sözüne artık inanıyorum.
Sevgililerim
Fotoğraf sanatçısı bir sevgilim olsun güzel fotoğraflarımı çeksin; bilgisayar mühendisi bir sevgilim olsun bilgisayarla ilgili bütün sorunlarımı çözsün; doktor bir sevgilim olsun hastalandığımda iyileştirsin; besteci bir sevgilim olsun benim için beste yapsın; barmen bir sevgilim olsun içmek isteyip de içemediğim bütün içkileri içebileyim istiyorum. Çıkarcı mıyım ne??
Kardeş payı
Bugün Türkiye’nin önde gelen bir bankasının ATM’sinden yarısı olmayan 50 YTL çektim. Diğer yarısını çeken kişinin beni bulmasını acil olarak rica ederim.
Yolun yarısı
Leopar desenli giysilere bayılıyorum. "Bizim zamanımızda" diye başlayan cümlelerden günde en az iki adet kuruyorum. Sokakta sarılıp öpüşen çiftlere anaç bir tebessümle, daha ileriye giden çiftlere "ne ayıp" kaş çatışıyla bakıyorum. Sağlıklı beslenmeye çalışıyor, düzenli vitamin kullanıyorum. Saat on olunca "Ooo geç olmuş" diyorum. Galiba yaşlandım...
Sobe
Sonunda oldu, okul sınırları içinde sigara içerken müdüre yakalandık. Ama o da yakalandı çünkü bizi görünce "Benim gizli yerimde kim sigara içiyor yaa?" cümlesi kaçıverdi ağzından...
İtirafçıyım gururluyum
Bir dilekçe yazmak için adliyenin bilgisayar odasındayım. Dilekçemi yazdıktan sonra, yeni gelen itiraflara bir göz atayım diyorum. O sırada arkamda biri beliriyor. Kim olduğuna pek dikkat etmeden itirafları okumaya devam ediyorum. Derken arkamdaki kişi bana "Avukat Bey demek siz de itirafçısınız, inanmıyorum ya! Ben o kadar uğraştım ama bir itirafım yayınlanmadı. Nasıl yapıyorsunuz? Lütfen bana da anlatın, ben hiç beceremiyorum" diyor. E ne oluyor? Tabii benim koltuklarım kabarıyor ve gururlanıyorum. Sizin de karşınızda ağır ceza hakimi size hayranlık dolu sözler söyler ve size imrenirse, sizin de koltuklarınız kabarmaz mıydı?
Duble dayak
Çocukken annemle babam birlikte banyoya girdiklerinde, annemin beni yıkadığı gibi babamı da yıkadığını zanneder ve banyoda annemle benden daha fazla vakit geçirdiği için kıskanırdım babamı. Yine böyle bir günde, her hafta yoğurt aldığımız mahallemizin yoğurtçusu bizim balkona baka baka bağırdığında; balkona çıkıp "Yoğurtçu amca annemle babam banyodalar, bence bekleme çünkü bir saatten aşağı çıkmazlar!" diye avazım çıktığı kadar bağırmıştım. Şu dünya üzerinde anne ve babasından eş zamanlı dayak yiyen tek çocuk ben miyim acaba diye hala düşünürüm.