*ShoutBox AJAX Chat © blueimp.net |  Integrated with SMF

 
 

Gönderen Konu: Oyuncu Ve Takım Resimlerini buraya atabilirsiniz.!!!  (Okunma sayısı 9579 defa)

0 Üye ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Lionel Messi 10

  • Yönetim Kurulu Başkanı
  • *****
  • İleti: 1.067
  • Reputation: 962
    • Profili Görüntüle
Oyuncu Ve Takım Resimlerini buraya atabilirsiniz.!!!
« Yanıtla #75 : 20 Ocak 2009, 22:57:14 »
Ermal Kurtoğlu (Ermal Kuqo), 1980 doğumlu Arnavut asıllı Efes Pilsen ve Türk Milli Takım oyuncusu.
Genç yaşta İstanbul'a gelen Ermal Kuqo iki sezon Fenerbahçe'de oynadı. Türkiye basketbol federasyonunun katkısıyla Türk vatandaşlığına geçti ve Kurtoğlu soyadını aldı.2003 yılında Efes Pilsen'e transfer oldu.Başarılı bir pivot olan oyuncu 2008 yılının Mayıs ayında İspanya 1. Basketbol Ligi (ACB) takımlarından Pamesa Valencia ile 2 yıllık sözleşme imzaladı.Ermal Kurtoğlu 12 Numaralı Formayı Almıştır.

Konuyu Paylaş:
  facebook  twitter  google


Çevrimdışı Lionel Messi 10

  • Yönetim Kurulu Başkanı
  • *****
  • İleti: 1.067
  • Reputation: 962
    • Profili Görüntüle
Oyuncu Ve Takım Resimlerini buraya atabilirsiniz.!!!
« Yanıtla #76 : 20 Ocak 2009, 22:58:02 »
Kerem Gönlüm, 22 Kasım 1977 yılında Eskişehir'de doğan ve şuan Efes Pilsen Spor Kulübü ve Türk milli basketbol takımının oyuncusu.
Basketbola 19 yaşında Şekerspor'da başladı. 2 sene TED Ankara Koleji'nde oynadıktan sonra Ülkerspor'a transfer oldu. 6 sene Ülkerspor'da forma giydikten sonra 2004 yılında San Antonio Spurs'ten transfer teklifi aldı ancak Ülkerspor gitmesine izin vermeyerek kariyeriyle oynadı. 2005-2006 sezonu başında Efes Pilsen'e transfer oldu. Power forvet ve pivot pozisyonlarında oynuyor.


Çevrimdışı Lionel Messi 10

  • Yönetim Kurulu Başkanı
  • *****
  • İleti: 1.067
  • Reputation: 962
    • Profili Görüntüle
Oyuncu Ve Takım Resimlerini buraya atabilirsiniz.!!!
« Yanıtla #77 : 20 Ocak 2009, 22:58:38 »
Ender Arslan, (13 Ocak 1983, İstanbul) Türk milli takımı ve Efes Pilsende oyun kurucu (guard) pozisyonunda oynayan basketbolcu.
Basketbola 9 yaşında Efes Pilsen yaz okulunda başladı. 17 yaşında A Takım'a yükseldi. 5 yıl Efes Pilsen'de oynadıktan sonra, 2007 Ocak ayında İspanyol Tau Ceramica kulübü ile 2 aylık sözleşme imzaladı. Mart ayında Tau'dan ayrılan basketbolcu Yunan Panionius takımı ile anlaştı. Genç yaşına rağmen gerek Türkiye Basketbol Ligi'nde, gerekse Euroleague'de pek çok başarı kazandı.



Çevrimdışı Lionel Messi 10

  • Yönetim Kurulu Başkanı
  • *****
  • İleti: 1.067
  • Reputation: 962
    • Profili Görüntüle
Oyuncu Ve Takım Resimlerini buraya atabilirsiniz.!!!
« Yanıtla #78 : 20 Ocak 2009, 22:59:08 »
Hakan Demirel, Fenerbahçe Ülker ve Türk Milli Takımı'nın basketbolcusu.
Tofaş altyapısından yetişen Hakan Demirel daha sonra Tofaş'ta A takıma kadar yükseldi. NCAA'de Gonzaga'ya gitti. Ancak profesyonel maçlara çıktığı için ceza aldı ve bu yüzden Türkiye'ye geri döndü.
Türkiye'de Fenerbahçe'ye transfer olan oyuncu şu anda Fenerbahçe Ülker'de oynuyor. 2006 yazında Dünya Kupası ve Ümitler Avrupa Şampiyonasında takımıyla birlikte görev aldı.
2007'de Fenerbahçe ile şampiyonluk yaşadıktan sonra NBA'ye gitmesi gündeme geldi.Ancak sonradan drafttan çekildi.Şu anda Fenerbahçe'de kısıtlı sürelerde oynamakta.En dikkat çekici özelliği ise uzun kollarının savunmadaki etkinliği ve iyi pas yeteneği.


Pesfootball-Forum

Oyuncu Ve Takım Resimlerini buraya atabilirsiniz.!!!
« Yanıtla #78 : 20 Ocak 2009, 22:59:08 »
Nesine 728*90

Çevrimdışı Lionel Messi 10

  • Yönetim Kurulu Başkanı
  • *****
  • İleti: 1.067
  • Reputation: 962
    • Profili Görüntüle
Oyuncu Ve Takım Resimlerini buraya atabilirsiniz.!!!
« Yanıtla #79 : 20 Ocak 2009, 23:00:08 »
Semih Erden, (d. 28 Temmuz 1986 - Gaziosmanpaşa, İstanbul) forvet ve pivot pozisyonlarında oynayan Türk Milli Basketbol Takımı ve Fenerbahçe Ülkerspor'lu basketbolcu.
2004-2005 sezonu başında ilk önce Fransa kulübü Asvel ile anlaştı. Ancak kulübü Darüşafaka gitmesine izin vermedi. Ancak daha sonra Sırbistan takımı Partizan'a transfer oldu. Ertesi sezon Darüşşafaka Spor Kulübü; Fenerbahçe ile anlaşan oyuncunun bu transferinin şartlara uymadığı ve Semih Erden'in Türkiye'deki haklarının kendisinde olduğunu söyleyerek, Tahkim Kurulu'na başvurdu ve oyuncunun lisansını askıya aldırdı. Darüşafaka bu transferin hülle yöntemi ile yapıldığını ve kulüplerinin zarara uğradığını iddia etse de, bir iki hafta sonra Semih Erden'e Türkiye Basketbol Ligi'nde oynama izni tekrar verildi.
Semih Erden, 2005-2006 sezonunda Fenerbahçe'de gösterdiği performans ile Milli Takım'a kadar yükseldi ve gençleştirilmiş 2006 Dünya Basketbol Şampiyonası kadrosuna girdi.2007 sezonunda ise Fenerbahçe ile şampiyonluğa ulaştı.bu sezon bir türlü istedigi patlamayı yapamadı.Türkiye'nin en iyi uzunlarından biridir.2008 NBA Draft'ına katılan genç uzun o sezonu Şampiyon bitiren Boston Celtics tarafından 60.sıradan seçilmiştir.


Pesfootball-Forum

Oyuncu Ve Takım Resimlerini buraya atabilirsiniz.!!!
« Yanıtla #79 : 20 Ocak 2009, 23:00:08 »

Çevrimdışı Lionel Messi 10

  • Yönetim Kurulu Başkanı
  • *****
  • İleti: 1.067
  • Reputation: 962
    • Profili Görüntüle
Oyuncu Ve Takım Resimlerini buraya atabilirsiniz.!!!
« Yanıtla #80 : 20 Ocak 2009, 23:00:54 »
Serkan Erdoğan, (30 Ağustos 1978, Amasya) Türk milli takımı ve Türk Telekom Spor Kulübü'nde oynayan basketbolcu,şutör guard
Basketboluyla kendini Tuborg'da gösteren Serkan Erdoğan o dönem büyük yatırım yapan ve aldığı dünya çağında yıldızların yanında gelecek vaad eden Türk oyuncuları da toplayan Tofaş'a transfer oldu. Burada Tuborg'daki kadar oynama şansı bulamayarak istatistikleri düşmesine rağmen David Rivers gibi bir ustanın yedeği olması basketboluna pekçok şey kattı. Tofaş'da iki şampiyon yaşadı.
Tofaş SAS'ın şampiyon olduğu 1999/2000 sezonun hemen ardından 1. Basketbol Ligi'nden çekilme kararı ile takım dağıldı ve Serkan Erdoğan Ülkerspor'a transfer oldu. Burada önemli rol aldığı bir dönemde Nisan 2001'de doping testi sonucu pozitif çıktı ve 2 yıl ceza aldı. Kariyeri için oldukça önemli bu olay sonrası, Türkiye'nin final oynadığı Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda oynama şansını kaçırdı.
2002/2003 sezonunda Ülkerspor formasıyla basketbola döndü ve burada oynadığı 2,5 senede her geçen gün kendini geliştirdi. 2004/2005 sezonunda Euroleague'de Aralık'ta ayının oyuncusu seçildi ve haftanın oyuncusu unvanını da kazandı.
2005 yılı Temmuz ayında İspanya Ligi (ACB) takımı Tau Ceramica Vitoria ile 3 yıllık sözleşme imzalayarak İspanya'da oynayan ilk Türk basketbolcu oldu.Tau Ceramica Vitoria da iki sezon boyunca kariyerinin en iyi basketbolunu oynadı Avrupanın en iyi ligi olan İspanya (ACB) ve Euroleague'de iki sezon boyunca şampiyonluğu kovalayan Avrupa devinde taraftarın en sevdiği oyunculardan biri oldu ve Avrupa'nın en iyi şutörlerinden biri olarak gösterildi.Ayrıca Avrupa'nın bu en üst düsey basketbolunda sertliğini iyice geliştirdi ve şutörlüğü kadar iyi savunmasıyla da dikkat çekti ve oyunun iki yönünü oynayabilen komple bir iki numara haline geldi.TAU'da Luis Scola, Zoran Planinic,Igor Rakocevic ve Pablo Prigioni gibi dünya yıldızlarına kendini kabul ettirdi ve büyük sorumluluklar aldı.Özellikle 2005-2006 sezonunda Euroleague çeyrek finalinde Panathinaikos deplasmanında oynadığı basketbolla takımını dörtlü finallere taşımıştır.İkinci sezonunda geçirdiği sakatlıklardan dolayı takımını zaman zaman yalnız bırakmıştır.
2006 Dünya Basketbol Şampiyonası için milli takıma dahil edildi.Özellikle iki NBA yıldızı Hidayet Türkoğlu ve Mehmet Okur'un milli takımda oynamayı reddetmesi üzerine son Tau Ceramica performansından ötürü Türkiye'nin en büyük kozlarından biri olmuştur.Japonya'da düzenlenen şampiyonanın ilk maçlarına biraz tutuk başlasa da yaptığı savunmayla takıma önemli bir direnç kazandırmıştır.İlerleyen maçlarda skorer özelliğini de sahaya yansıtan Serkan A milli basketbol takımımızın birçok eksiğine rağmen sürpriz bir şekilde çeyrek final oynamasına çok önemli katkılar sağlamıştır


Çevrimdışı Lionel Messi 10

  • Yönetim Kurulu Başkanı
  • *****
  • İleti: 1.067
  • Reputation: 962
    • Profili Görüntüle
Oyuncu Ve Takım Resimlerini buraya atabilirsiniz.!!!
« Yanıtla #81 : 20 Ocak 2009, 23:01:34 »
Fatih Solak, (d. 25 Temmuz 1980 - Kayseri) Şu anda Aliağa Belediyespor'da oynayan ve pivot pozisyonunda görev yapan basketbolcu. Ayak numarası 52'dir.
2,12 m. boyundaki basketbolcu Ülkerspor'da yetişti. Yeşilyurt'da 2.Ligde kiralık olarak oynadıktan sonra Ülkerspor Ve Galatasaray formaları giydi. Şuan Aliağa Petkim takımında oynamaktadır. 2006 Dünya Basketbol Şampiyonası'nda Türk Milli Basketbol Takımı kadrosu içinde yer aldı. Halen A milli takım forması giyen oyuncu uzun boyu, blok ve ribaundlardaki başarısıyla tanınıyor.



Çevrimdışı Lionel Messi 10

  • Yönetim Kurulu Başkanı
  • *****
  • İleti: 1.067
  • Reputation: 962
    • Profili Görüntüle
Oyuncu Ve Takım Resimlerini buraya atabilirsiniz.!!!
« Yanıtla #82 : 20 Ocak 2009, 23:02:04 »
Engin Atsür (d. 2 Nisan 1984, İstanbul) Millî basketbolcudur. Oyun kurucu veya yardımcı guard pozisyonlarında oynayabilen Atsür, 1.93 metre boyunda 96 kilogram ağırlığındadır. Basketbol oynamaya babasının teşvikiyle Geleceğin Yıldızları Spor Okulları'nda başlamış, 2 yıl sonra Efes Pilsen Spor Kulübü'ne geçmiştir. Türkiye İkinci Ligi'nde Pertevniyal Spor Kulübü'nde bir sene geçirdikten sonra basketbol bursuyla Kuzey Karolina Eyalet Üniversitesi'ne İşletme okumaya gitmiştir.
St. Benoit Fransız Lisesi mezunu olan Atsür, Türkçe, Almanca, Fransızca ve İngilizce bilmektedir. NCAA liginin önemli takımlarından Kuzey Karolina Eyalet Üniversitesi'nde 4 yıl boyunca oyun kurucu pozisyonunda (guard) oynamıştır ve son senesinde 11.3 sayı 4.2 assist ortalamalarını tutturmuştur. Resmi olarak ilk kez millî formayla 22 Ağustos 2006 günü 2006 Dünya Basketbol Şampiyonası kapsamında oynanan Brezilya maçında süre alan Atsür, 12 Temmuz 2008 tarihinde Efes Pilsen'le 1 yılı opsiyonlu 2 yıllık sözleşme imzaladı. ilkem'in tek aşkı.......


Çevrimdışı Lionel Messi 10

  • Yönetim Kurulu Başkanı
  • *****
  • İleti: 1.067
  • Reputation: 962
    • Profili Görüntüle
Oyuncu Ve Takım Resimlerini buraya atabilirsiniz.!!!
« Yanıtla #83 : 20 Ocak 2009, 23:02:19 »
Ersan İlyasova (d. 15 Mayıs 1987, Eskişehir) Türk milli basketbol oyuncusudur. Asıl adının Arsen İlyasova olduğu ve 1984 yılında Özbekistan'ın Taşkent şehrinde doğduğu Özbekistan Basketbol Federasyonu tarafından iddia edilir. Alt yapılarda kendinden yaşça küçük olan oyunculara karşı oynayıp başarılar elde etmiştir.
Genç yaşta yeteneği keşfedilerek Ülkerspor altyapısı tarafından yetiştirilmeye başlandı. 2004 - 2005 sezonunda kısa süreler de olsa Ülkerspor'da forma şansı bulduktan sonra 2005 NBA seçmelerinde Milwaukee Bucks tarafından otuz altıncı sıradan seçildi. Bir çok otorite tarafından bir sene daha Türkiye Basketbol Ligi'nde tecrübe kazanması gerektiği yorumu yapılmış olsa da 23 Ağustos 2005 günü Bucks ile iki yıllık kontrat imzaladı. Ancak sezon başlamadan, tecrübe kazanması amacıyla, NBA takımlarının daha çok genç oyuncularını yetiştirmek için kullandığı National Basketball Development League (NBDL) takımı Tulsa 66ers'a gönderildi. Bu takımda bir sezonda oynadığı 46 maçta 12,5 sayı ve 7,0 riband ortalamayla oynadı.
Genç ve yıldız kategorilerinde birçok başarıya imza atmış olan genç oyuncu son olarak 2006 yılında İzmir'de düzenlenen Avrupa Ümitler Basketbol Şampiyonası 2006'da en değerli oyuncu ödülünün sahibi olmuştur.NBA Scoutlari tarafindan Andrei Kirilenkoya benzetildigi bilinmektedir.19.07.2007 tarihinde İspanya'nın FC Barcelona takımına transfer olmuştur.
2008-2009 sezonu icin takımı Barcelona'da kalarak çok doğru bir tercih yapmış, geleceğin en önemli oyuncuları arasında yerini şimdiden almayı başarmış, ülkemizde altyapının ne kadar da gelişmiş oldugunun en güzel örneği olan yıldız adayıdır.evlidir ve bir kız çocuğu vardır


Pesfootball-Forum

Oyuncu Ve Takım Resimlerini buraya atabilirsiniz.!!!
« Yanıtla #83 : 20 Ocak 2009, 23:02:19 »

Çevrimdışı Lionel Messi 10

  • Yönetim Kurulu Başkanı
  • *****
  • İleti: 1.067
  • Reputation: 962
    • Profili Görüntüle
Oyuncu Ve Takım Resimlerini buraya atabilirsiniz.!!!
« Yanıtla #84 : 20 Ocak 2009, 23:03:53 »
Cenk Akyol, (doğum 16 Nisan 1987 - Kadıköy İstanbul) Efes Pilsen ve Türk Milli Basketbol Takımının oyuncusu.Kariyerinde Genç Milli takım ile Avrupa şampiyonluğu kazanmıştır. 2005 NBA draftında 2.tur 59.sıradan Atlanta Hawks tarafından draft edilmiştir. Efes Pilsen altyapısında yetişen oyuncu bir sezon Galatasaray'da kiralık oynadıktan sonra Efes Pilsen'e geri dönmüştür. Cenk Akyol Türk basketbolunun gelecekteki önemli isimlerinden biri olarak gösterilmektedir.Annesi ve babası voleybolcudur.arçeliğin minik voleybol takımında voleybol oynayarak başladı spora daha sonra basketbola yeteneğinin olduğunu anladı



Çevrimdışı Lionel Messi 10

  • Yönetim Kurulu Başkanı
  • *****
  • İleti: 1.067
  • Reputation: 962
    • Profili Görüntüle
Oyuncu Ve Takım Resimlerini buraya atabilirsiniz.!!!
« Yanıtla #85 : 21 Ocak 2009, 17:24:05 »
Wilt Chamberlain, (d. 21 Ağustos 1936 – ö. 12 Ekim 1999), eskiden L.A. Lakers ve Philedelphia Warriors'ta 13 sırt numarası ile oynayan bir basketbolcudur. 100 sayı ve 55 ribaund ile NBA'de bir maçta en fazla atılan sayı ve alınan ribaund rekortmenidir. Çok fazla sayı attığı için, birçok kez standart saha ölçüleri ve pota yüksekliği değiştirilmiştir.
Wilt Chamberlain ilk olarak Philadelphia'da forma giymiş ve burada başarılar yakalamıştır. Bunun sayesinde L.A. Lakers'a gelerek şampiyonluklar yaşamıştır. Wilt'in kariyeri boyunca tek rakibi Boston'ın efsanevi pivotu Bill Russell olmuştur. Wilt, Russell'dan çok daha iyi istatistiklere sahip olmasına karşın, Bill NBA'de oynadığı 13 sezonda 11 şampiyonluk kazanmıştır.Wilt sayısız rekorlar kırarken Bill Russell şampiyonluklar kazanmıştır. Wilt, Bill'in 11 yüzüğüne sadece 2 yüzükle cevap vermiştir. Wilt Chamberlain ve Bill Russell arasındaki yarış hala NBA'deki en büyük çekişmelerden biri olarak gösterilir. 20.000 sayı barajını geçen ilk oyuncudur. Kariyeri boyunca 30.1 sayı , 22.9 ribaund ve 4.4 asist ortalamaları ile oynamıştır.Ancak bu başarısını Play-off'larda gösterememiştir. Bill Russell kadar şampiyonluk yaşayamamasının sebebi de budur. Ayrıca çok iyi bir savunmacıdır ancak o zamanlar blok istatistiği tutulmadığı için resmi olarak bir rekoru yoktur.Barbar Conan filminde oynamıştır.Ama en etkileyici rekorları sayı yapma istatisliklerinde.En fazla maçta (118 maç) elliden fazla sayı yapma rekoru, ard arda (14 maç) kırkın üzerinde sayı yapılan maç rekoru, ard arda (65 maç) otuzun üzerinde sayı yapılan maç rekoru, ard arda (126 maç) yirminin üzerinde sayı yapılan maç rekoru, en fazla sayı atan çaylak rekoru (maç başına 37,6 sayı ile), en fazla bir sezonda basket yapma oranını (.727.) elinde tutuyor ve bu rekorların hepsinde ikinci sırada olan oyunculara fark atmış durumda.Onun adına skor rekorları kitaplarında sıklıkla rastlanıyor. Onun adı NBA’de skorla ilgili her türlü soruya cevap olabilir.
Kariyeri boyunca, onun başarıları birçok kuralın değişimini hızlandırdı. Değişen kurallar arasında; çizgilerin genişletilmesi, ofansif goaltending’in kaldırılması, faul atışlarındaki kuralların değiştirilmesi bulunuyor. (Chamberlain faul atışlarını, faul çizgisinin gerisinden zıplayarak atıyordu.)
Hiçbir oyuncu onun gibi efsaneler yazmamıştır. Şu anda hayal etmek o kadar güç ki, şu anki oyuncuların Chamberlain gibi bir devasa oyuncuya karşı oynaması…Chamberlain eşleştiği herkesten uzun olmasını bir yana bırakın, hepsinden daha yetenekliydi. Chamberlain 2.18 metre ve 125 kiloydu, kariyeri boyunca vücuduna 11 kilo kas ekleyerek 136 kiloya çıktı.
Tom Meschery, Philadelphia Daily News gazetesine “Chamberlain’e karşı oynamak istiyorum” diye yazı vermişti. Maç gününde; Meschery topu içeride aldı ve şut çekmeden once dört kez fake attı. Chamberlain topu bloklayarak yere düşürttü. Meschery topu tekrar çaldı ve tam şuta kalkarken Chamberlain ona bir blok daha koydu. Kızgın ve sinirli olan Seattle oyuncusu, Chamberlain’e doğru çılgınca koşmaya başladı. Onu gören Chamberlain, 2.01’lik Meschery’nin kafasını onu incitmeden tuttu ve kendinden uzaklaştırdı. Üçüncü yumruk sallamasından sonra, Chamberlain; ”Bu kadar yeter!” dedi ve Meschery durdu.Chamberlain'in efsanevi bir gücü vardı. Rod Thorn, -oyunculuk, koçluk, genel menajerlik ve NBA yorumculuğu görevlerinde bulunan- Chamberlain'in 2.08’lik 100 kilo ağırlığındaki bir oyuncuyu yerden kavrayıp bir tüy gibi yukarıya kaldırdığını anımsıyor.
Chamberlain; kendi zamanında, smaçları bloklayabilen sayılı oyunculardan biriydi. 1968’de New York oyuncusu Walt Bellamy, Chamberlain’in üzerinden smaç basmaya kalktı ki kendisi 2.13 m boyunda ve 111 kilo ağırlığındaydı. Bu olayı bir seyirci şöyle anlatıyor: ”Bellamy geri sekti! Smaçlarken Chamberlain topun üstüne elini koydu ve top kortun dışına çıktı. Aynı zamanda Bellamy de kortun dışına fırlamıştı.”
Chamberlain; gücünü, kolej ve profosyonel oyunculuk zamanında geliştirmişti. Kolejdeki bir resminde, Chamberlain; zayıf, sıska, atik bir oyuncu gibi gözüküyordu ki o zamanlar 2.13 boyundaydı. Kolejde; Philadelphia’nın Overbook High sezonunda, takımını rekorlara geçirdi. (19-2,19-0,18-1). O zamanki takım koçu; Chamberlain’in bütün nimetlerinden yararlanıyodu. Antremanlarda; takım oyuncuları; ”Serbest atış kaçırma” antremanı yapıyolardı! Çünkü onların kaçırdığı serbest atışları Chamberlain tamamlayıp, iki sayıya çeviriyordu. Goaltending’in yasak olmadığı zamanlarda; Chamberlain, bazen takım arkadaşlarının; potaya girecek olan şutlarını; onları sinirlendirmek için çeliyordu.
Hazırlık yıllarında, kendi yetenekleriyle kazandığı maçlarda; 90, 74, 71 sayı atıyordu. Bu yıllarda toplam 2,206 sayısı vardı. on yıllarında ortalama 44,5 sayıyla oynuyordu. 90 sayı attığı maçta; attığı onca sayının altmışını; ikinci yarıda 12 dakikada atmıştı. Bundan sonra Chamberlain; 1991’de Philadelphia Inquirer’a: ”Benim yaptığım hiçbirşey değil. Hele karşı takımın topu dondurmaya çalıştığını düşünürseniz; önemli birşey yapmadığımı anlarsınız” şeklinde bir açıklama yaptı.
Onun lakaplarından birisi olan “The Stilt”; bir gazeteci tarafından koyulmuştu. Chamberlain bu isimden nefret ediyordu.”Goliah” gibi diğer lakaplar onun boyu ile ilgiliydi.”Dippy” ve “Dipper” ise onun akıl erdiremediği lakaplardı. Bu lakaplerın soraki versiyonu “Big Dipper” ise şu şekilde oluştu; Chamberlain kapılardan geçerken süerkli kafasını eğiyordu. Bu yüzden yakın arkadaşları ona bu ismi verdi ve bu isim böyle kaldı.
1995’te Chamberlain; Kansas Universtesi’nde oynayacağını söyledi. Ama NCAA kuralları; üniversitede oynayan birinci sınıf öğrencilerini yasaklıyordu ve Chamberlain Kansas’da “birinci sınıf öğrencisi” takımına koyulmuştu. Chameberlain’in ilk savaşı üniversiteye karşı olmuştu ki üniversite o yıllarda şampiyonluk için favori gösteriliyordu. Chamberlain; eski günleri anlatırken şöyle söylüyordu: ”Onları 81’e 71 ezdik. Ben kırk ya da kırk iki sayı attım, otuz ribaund aldım, on beş de blok yaptım. Çünkü onlara başarıp, başaramıyacağımı göstermek zorundaydım.”
3 Aralık 1965’de Chamberlain; Jayhawks ile Northwestern’e karşı ilk sınavına çıktı. 87-59 kazandıkları maçta 52 sayı attı ve okul rekorunu kırdı. Chamberlain Kansas’dayken; North Carolina’ya karşı oynadığı şampiyonluk maçında takımını sırtlamıştı. Bu maçta North Carolina; Kansas’ı 1 sayı farkla; 3. uzatmada yemiş olmasına rağmen Chamberlain; turnuvada en fazla göze çarpan oyuncuydu.Bundan sonraki yılda Chamberlain; All-Conference ve All-America takımlarına seçildi. Big Eight track and field Championship ‘i kazanarak; atletik yeteneğini ispatladı. Kansas’da oynarken profesyonel olmak istedi ama NBA’in bir kuralı yüzünden (sınıfını bitiremeyen oyuncular hakkında), profesyonel olması bir sene gecikti. Chamberlain’de bir yılı (1958-59), Harlem Globetrotters’da oynayarak geçirdi. Bu yılda; 50,000$ gibi o zamana göre astronomik bir para aldı.
1995’de NBA; özel bir draft kuralı başlattı. Bu kurala göre; NBA takımları kendi yöresinde olan kolejden bir oyuncuyu draft etme hakkına sahipti. Bu kuralla Chamberlain; Kansas’da bir takıma draft edilicekti. Ama Eddie Gottlieb; (NBA’in temellerini atan birisi. Aynı zamanda Philadelphia Warriors’un da sahibiydi.) Chamberlain’in Philadelphia’da büyüdüğünü ve lise yıllarında üne kavuştuğunu, onun lise yıllarında Kansas’da takım olmadığını, yani Philadelphia’ya ait olduğunu söyledi. Bu konuda NBA de onu haklı buldu. Chamberlain bu sayede, NBA tarihindeki ilk liseyi geçirdiği yerdeki bir takıma draft edilen oyuncu oldu.
1959-60 sezonunda Chamberlain, en sonunda Philadelphia formasıyla sahaya çıktı. Basketbol dünyası bu hareketli “küçük dev” i izlemek için sabırsızlanıyodu. Ondan çok şey bekliyorlardı ve hayal kırıklığına da uğramadılar. İlk maçta, Knicks’e karşı 43 sayı attı ve 28 ribaund aldı. İnanılmaz çaylak yılında Chamberlain; 37,6 sayı ve 27,0 ribaund ortalamasıyla o yılın “En iyi Çaylak” , “All-Star maçının en değerli oyucusu” , “Sezonun en değerli oyuncusu” oldu. Ayrıca “All-NBA first team” e de seçilmişti. Bu ödüllerin aynısını Wes Unseld de 1968-69 sezonunda alabildi. Ona en çok yaklaşan kişi Wes olmuş oldu.
Chamberlainli Warriors, finale kadar adım adım yükseldi ve sonunda 1960 finalinde Boston Celtics ile karşılaştı. NBA’deki ve muhtemelen diğer bütün sporlardaki en büyük kişisel yetenek savaşı bu maçta Chamberlin ve Bill Russell arasında yaşanacaktı. Chamberlain bu seride Bill Russell’den 81 sayı fazla atmasına rağmen Celtics seriyi 4-2 kazandı.
Chamberlain’in en yetersiz sezonu ona pahalıya patlamıştı. Boston maçları sonrası fanlarını üzen bir açıklama yaptı ve basketbolu bırakacağını belirtti. Çünkü rakipleri tarafından çok fazla yıpratılıyordu, çok fazla darbe alıyordu. Eğer bir sezon daha böyle olursa o da kendisine yapılan hareketlere karşılık vereceğini düşünüyordu ve bu istediği bir şey değildi.
Chamberlain’in oynadığı ilk sezonda ve sonraki sezonlarda rakip takım koçları; Chamberlain’i nasıl durduracaklarını, onunla nasıl başa çıkacaklarını bilmiyorlardı. Tom Heinson (Celtics’in forveti ve NBA spikeri) Chamberlain’i durdurmak için neler yaptıklarını 1991’de Philadelphia Daily News’e şöyle açıklıyor: ”Onun zayıf noktasını yakaladık ve üzerine gittik. Onu faul atmaya zorlayacaktık ki zorladık. Bunu başarabilmek için ona o kadar vurduk ki herhalde NBA’de en fazla dayak yiyen oyuncu o’dur. Bu günlerde insanlar kasti faullerden, sert hareketlerden konuşuyor. Bizim Chamberlain’e yaptıklarımızın yarısı kasti hareketler ve sert faullerdi
Devasa bir vücudu olmasına rağmen Chamberlain; vücudunu kullanmasını iyi biliyordu. O intikam almak isteyen, zarar vermek isteyen bir oyuncu değildi. Bir istatistikçi onun 14 yıllık kariyeri boyunca hiçbir oyunda (hazırlık maçları vs. de dahil, yaklaşık 1200 maç) faul prblemi yüzünden oyundan atılmadığını söylüyor. Bazı arkadaşları onun yeterince agresif bir oyuncu olmadığını söylüyorlardı. Ona: ”Hey Wilt, sadece topu değil, (Bill) Russell’ı da potadan geçirmelisin” diyorlardı. Ayrıca onun rakiplerine karşı çok nazik olduğunu söylüyorlardı.
Bu olaylardan sonra Chamberlain tabi ki basketbolu bırakmadı. Kendisine yapılan hareketlerle başa çıkmayı, acıya daha fazla dayanmayı öğrendi. Kaslarını darbelere, dirseklere, yüklenmelere karşı daha da güçlendirdi.
1960-61 sezonunu 38,4 sayı ve 27,2 ribaund ortalamasıyla tamamladı. Bundan sonraki sezonda ise istatistiklerinde büyük bir artış oldu. Sezon ortalaması 50,4 sayıydı ve bir sezonda 4000 sayı atan tek oyuncu unvanına sahip oldu.
2 Mayıs 1962’de Chamberlain; sonsuza kadar kalacak bir rekora imza attı. New York Knicks’e karşı 100 sayı attı. Warriors maçı 169-147 kazandı. Söylenenlere göre Chamberlain; maçtan önceki gece her şeyden uzak durmuştu. Bu sayede Knicks e karşı hazır duruma gelmişti. Chamberlain o kadar hazırdı ki sezon istatistiği 0,506 iken 32 serbest atışın 28’ini saya çevirdi.
Chamberlain bu maçta, 63 şutta 36 isabet buldu. Hoop dergisine yaptığı açıklamada: ”Aman Allah’ım! Bu kadar çok isabetsiz şutu ben mi attım. Ne berbat bir durum!” dedi. Maçın sonlarına doğru Warriors oyuncuları Chamberlain’a pas atmaktan vazeçmişlerdi.
1962’de Chamberlain San Francisco’ya gitti. 1962-63, 1963-64 sezonlarında da sayı liderliğini elinde tuttu. Warriors, finallerde Celtics’e karşı 5 maçta kaybetti. Chamberlain sezonun ortasında yuvaya yani Philadelphia’ya geri döndü. All-Star maçından 2 gün sonra (Bu maçta Chamberlain 20 sayı kaydetti ve 16 ribaund aldı.); 76ers’a takas edildi.(takas; Connie Dierkin, Lee Shaffer, Paul Neumann ve 150,000$ karşılığında gerçekleşti) Takastan sonra; Chamberlain’lı 76ers’ın kadrosunda Hal Greer, Larry Costello, Chet Walker ve Luke Jackson bulunuyordu.
1965-66 sezonunda Philadelphia 55-25 ile ligdeki en yüksek başarıyı elde etti ama doğu finallerinde Boston ile karşı karşıya geldi ve kaybetti.Yeni sezon başlangıcında kadrosuna Billy Cunningham’ı da katan 76ers, ilk 49 maçın 45’ini kazandı ve 68-13 ile lig tarihinin en iyi başarısını elde etti.
Lig finalleri öncesinde 76ers Cincinnati’yi serbest bıraktı. Lig finalleri 76ers ile Boston Celtics’i tekrar karşı karşıya getirdi. Chamberlain ile Russell’ı da. Hayal kırıklığı olan yıllardan sonra Chamberlain ve 76ers; Celtics’in 8 yıldır elde ettiği şampiyonluğa son verdi. 76ers 6 maçta onları yenerek şampiyon oldu.
1961-62’deki yaptığı yüksek skorlardan sonra, Chamberlain’in ortalaması; 1967-68 sezonuna kadar yavaşça düştü. Bu sezonda 24,3 sayı ortalaması ile oynuyordu. Önceki sezonda ise 24,1 ile oynamıştı. Kariyerinin ilk yedi yılında Chamberlain; 39,4 sayı ortalaması ile oynuyordu ki ligde sayı krallığı da ona aitti. Bundan sonraki 7 yılında ise ortalama 20,7 sayı ile oynadı.
Acaba bu düşüşün sebebi Chamberlain’in ilerleyen yaşı mıydı? Chamberlain öyle düşünmüyordu. Konu hakkında Philadelphia News’e açıklaması şuydu: ”Geçmişe baktığımda görüyorum ki; geçirdiğim ilk 7 yıl ile son 7 yıl arasında, sayı atmam anlamında şaka gibi bir fark var. Şut atmayı kestim. Çünkü koçlar bana şut atmamamı söyledi. Ben de atmadım. Bazen kendime ‘acaba yanlış mı yaptım?’ diye soruyorum.”
Koçların ona “daha az şut at” demesinin sebebi, daha çok maç kazanmaya çalışmalarıydı. Çünkü Chamberlain’in 14 yıllık kariyeri boyunca ancak 2 kere NBA’in üst sıralarına çıkmışlardı. 1966-67 sezonunda; 76ers Koçu Alex Hannum; Chamberlain’den daha çok pas vermesini ve daha agresif bir savunma oyunu ortaya koymasını istedi. Bu taktik işe yaramıştı ama kariyerinde ilk defa sayı krallığını kaçırmıştı (24,1 sayı ortalaması ile) ama sezonun en yüksek yüzdeli atan oyuncusu olmuştu (0,683). En fazla ribaund alan oyuncu da oydu (24,2) ve en fazla asist yapan 3. oyuncuydu (7,8).
Chamberlain yeni rolüne çok ciddi hazırlanmıştı, bu yüzden gelecek sezonda asist kralı oldu. 1967-68’de “All NBA first team” e 7. defa seçildi. Aynı zamanda 4. ve son defa ligin MVP’si de olmuştu. Doğu ligini kazandıktan sonra 76ers; 4 yılda 3. kez, kıta finallerinde Boston’a elendi. Bundan sonra da Chamberlain; Jerry Chambers, Archie Clark ve Darrall Imhoff karşılığında Lakers’e takas edildi.
Son 5 yılını Lakers’ta geçirdi. Lakers’ın 5 sezonda 4 kez NBA finallerine katılmasına yardım etti. Onun en enteresan sezonu 1971-72 sezonuydu. Bu sezonda sadece 14,8 sayı ortalamasıyla oynadı fakat bu; onun diğer istatistiklerinin gelişmesine katkı sağladı. 35 yaşında 19,2 ribaund ortalamasıyla oynadı ve “All NBA Defansive team” e seçildi.
Chamberlain mükemmel bir takım oyuncusu olmuştu. Gardları Jerry West, Gail Goodrich ve forvetleri Happy Hairston, Jim McMillian’ın tamamlayıcısı olmuştu. 1971-72 sezonunda 33 maç üst üste kazanarak NBA tarihine geçtiler. Bu sezonu 69-13 ile bitirerek NBA tarihine adlarını yazdırdılar. Bu istatistik 76ers’dakinden daha iyiydi ama Jordan ve Chicago Bulls; 1995-96’da 72-10’la onların bu rekorunu geride bırakmıştı.
1972-73 sezonunda emekliye ayrıldı. Diğer oyuncular gibi; 1 yılını koçluk yaparak geçirdi. Amerikan Basketbol Derneği’nin San Diego Conquistadors takımına koçluk yaptı. San Diego onun Oyuncu-Koç olmasını istedi fakat yasalar buna engel oldu. Chamberlain koçluktan sıkılmaya başladı. 1984’de Conan the Barbarian filminde oynadı. Bir aralar voleybol ilgisini çekmeye başlamıştı ayrıca tenis de oynadı, maraton koşuculuğu yaptı, polo bile oynadı. Hatta Muhammed Ali ile ağırsıklet maçı bile yapmak istedi.
50 yaşlarındayken, onun tekrar basketbol’a dönüp; 15-20 dakika oynayabileceği söylentileri dolaşmaya başladı. Chamberlain; bu habere olan ilgiden memnundu ve tadını çıkartıyordu. Fakat hiçbir takımın teklifiyle ilgilenmiyordu. Bu sıralarda kitap kurdu olmaya başlamıştı ki birkaç kitap da bastırmıştı.
1978’de Chamberlain; Naismith Memorial Basketball Hall of Fame’e laik görüldü ve 1996-97’de NBA 50th “Anniversary All-time Team” e seçildi.
12 Ekim 1999’da 63 yaşını geçtikten sonra; evinde Ursa Major denilen bir kalp rahatsızlığına yakalanarak öldü. Basketbol dünyasından bir yıldız daha kaymıştı. NBA “Big Dipper”ını kaybetmişti. Fakat onun adı ölümünden sonra bile yıllarca anılacak.


Çevrimdışı Lionel Messi 10

  • Yönetim Kurulu Başkanı
  • *****
  • İleti: 1.067
  • Reputation: 962
    • Profili Görüntüle
Oyuncu Ve Takım Resimlerini buraya atabilirsiniz.!!!
« Yanıtla #86 : 21 Ocak 2009, 17:25:16 »
Pau Gasol, (6 Temmuz 1980 - Barselona, İspanya) İspanyol asıllı bir basketbolcudur. NBA'deki en uzun forvetlerden birisidir.

NBA 'a 2001 yılında adım atmıştır. Draftlarda 3. sıradan seçilmiştir. 2 metre 13 santim 116 kilogramdır. Oynadığı takım Los Angeles Lakers'tır. Mevkisi power forvet olan Gasol, Avrupa'nın gelmiş geçmiş en iyi uzunlarından biri olarak gösterilir. 2002 yılında yılın çaylağı ödülünü almıştır. NBA gelmeden önce İspanya 'nın Barcelona takımında oynamaktaydı. Forma numarası 16'dır.


2006 yılında Japonya da yapılan Dünya Basketbol Şampiyonasında final maçında (İspanya-Yunanistan)-sakat olduğu için-oynamamasına rağmen MVP ödülünü almıştır.



Çevrimdışı Lionel Messi 10

  • Yönetim Kurulu Başkanı
  • *****
  • İleti: 1.067
  • Reputation: 962
    • Profili Görüntüle
Oyuncu Ve Takım Resimlerini buraya atabilirsiniz.!!!
« Yanıtla #87 : 21 Ocak 2009, 17:27:16 »
Vladimir Radmanović Sırp Basketbolcu. Şu Anda NBA Takimi Los Angeles Lakers'de Forma Giymektedir. Sirbistan Milli Basketbol Formasini'da Giymektedir. 2001 NBA Draft'inda Seattle Supersonics Tarafindan 12. Sirada Seçilmiştir. NBA'de Los Angeles Clippers, Seattle Supersonics Ve Los Angeles Lakers Takimlarinin Formasini Giymiştir.


Çevrimdışı Lionel Messi 10

  • Yönetim Kurulu Başkanı
  • *****
  • İleti: 1.067
  • Reputation: 962
    • Profili Görüntüle
Oyuncu Ve Takım Resimlerini buraya atabilirsiniz.!!!
« Yanıtla #88 : 21 Ocak 2009, 17:27:55 »
arvin michel jack, Jr. (d. 14 Ağustos 1959 Lansing, Michigan) NBA tarihinin en iyi ve en renkli oyun kurucularından biridir. 2.06 cm boyundaki basketbolcu Los Angeles Lakers forması altında 5 şampiyonluk kazanmış ve 3 kez de En Değerli Oyuncu ödülünü almıştır. Bir oyun kurucuya göre üstün olan fiziği sayesinde NBA'in sayılı oyun kurucuları arasına girmiştir. Wilt Chamberlain'in ardından, tüm zamanların en çok triple-double yapan oyuncusudur. Kariyerinin sonlarına doğru AIDS(Sonradan Kazanılan İmmun Sendromu) hastalığına yakalanmış, onun AIDS'e yakalanmasıyla birlikte ABD'de AIDS ile mücadele ciddi boyutlara ulaşmıştır.

Boy: 6-9; Kilo: 265 lbs.
Lise: Everett (Lansing)
Üniversite: Michigan State 2.06'lık Magic Johnson bir oyun kurucu için oldukça haşmetli bir boya sahipti ve Wilt Chamberlain'in ardından, tüm zamanların en çok triple-double (Bir maç içinde 3 ayrı istatistikte çift haneli sayılara ulaşma başarısı) yapan oyuncusu oldu.
NBA'ya gelmeden önce 1979 yılında Michigan State Üniversitesi'yle NCAA şampiyonluğuna ulaşan Magic Johnson, Los Angeles Lakers formasıyla da harikalar yarattı. 3 kez MVP (Sezonun En Değerli Oyuncusu) olmayı başaran Magic, 12 kez katılıdğı All-Star takımında da 10 kez en iyi beşe seçildi.
1950lerde Bob Cousy,1960larda Oscar Robertson,1970lerde Julius Erving deyince akıllara basketbol geliyorsa,1980lerde de Magic Johnson basketbol demekti. Yetenekleri basketbol ile çok az ilgili olan bir insanda bile hayranlık uyandıracak düzeydeydi. İster James Worthy’e bel arkasından attığı paslar olsun, ister son saniyede orta sahadan attığı basket olsun. Magic’i seyreden kim olursa olsun, salondan ayrılırken sonsuza dek saklayacağı bir anıyla evine dönerdi.
Eski takım arkadaşı Michael Cooper; "Pas attığında topun hangi yöne gittiğini çıkaramadığım birçok zaman olmuştur. Sonra bir bakardım bizim takımdan biri o çılgın paslardan birini yaklayıp sayıya çevirmiş. Geri savunmaya dönerken bu sefer gerçekten top birinin içinden geçmiş olmalı diye düşünürdüm" sözleriyle takım arkadaşına duyduğu hayranlığı dile getirmişti.
Johnson'a hayatı boyunca isminin önüne geçecek olan 'Magic' lakabı Everett Lisesi'nde çıktığı ilk maçta 36 sayı, 16 ribaunt ve 16 asistlik bir performans sergileyince verildi. Magic lise sondayken takımını 27-1'lik galibiyet serisiyle eyalet şampiyonluğuna taşımış ve sezon içinde 28.8 sayı ve 16.8 ribaunt ortalamasıyla oynamıştı.
1979 yılında birçok basketbol otoritesine göre NCAA tarihinin en önemli maçı oynanmıştı. Magic Jonhsonlu Michigan State finalde Larry Birdli İndiana State'i 75-64 mağlup ederek şampiyonluğa ulaştı. Tüm basketbolseverleri büyüleyecek Johnson-Bird çekişmesinin de tohumları atılmış oldu. Bu ikili yıllarca NBA'da kozlarını paylaştılar.
Üç yıl önce Utah’ın Gail Goodrich karşılığında Lakers’a verdiği 1. tur seçme hakkı onlara büyülü bir fırsat vermişti ve seçilen kişi Earvin "Magic" Johnson'dı. Johnson’un ilk NBA maçını seyreden kişiler onun kariyeri boyunca göstereceği çoşku ve katacağı heyecana o gün ilk kez şahit olmuşlardı. Clippers’ı yenmişlerdi ve Magic NBA şampiyonluğu kazanmış gibiydi. Herkesin boynuna atlıyor, ortada zıplıyordu. Kaptan Kareem Abdul Jabbar döndü ve "Evlat sakin ol, daha 81 maçımız var ve emin ol play-offlar buna dahil değil" dedi.
O sezon yılın çaylağı ödülü Larry Bird'e giderken Lakers NBA şampiyonluğunu kazanıyordu. Lakers 60-22'lik galibiyet oranıyla ligdeki en iyi 2. dereceyi elde etmişti. Magic oynadığı 77 maç sonucunda çaylak yılında 18 sayı, 7.7 ribaunt ve 7.3'lük asist ortalamarı elde etti. Ayrıca Elvin Hayes'ten sonra çaylak ilk 5 başlayan tek oyuncu olmuştu.
Büyüleyici bir NBA kariyerine sahip olan Magic, Amerikan Rüya Takımı'yla 1992 Barcelona Olimpiyatları'nda altın madalya kazandı. 1993/94 Sezonu'nda kısa bir koçluk denemesi yapan Magic "Bu işin adamı değilim" dedi ve kopamadığı Lakers'ın hissedarları arasına katıldı. İçindeki basketbol ateşini söndürmek amacıyla 1995/96 Sezonu'nda parkeye dönen Magic takımıyla 32 maça çıktı.
Ezeli rakibi ve dostu Larry Bird onun için: "Hayatımda gördüğüm en iyi oyuncu olduğunu kesinlikle söyleyebilirim. O her zaman herkesin üstündeydi ve hep de orada kalacak" tanımlamasını yapmaktan çekinmiyor.


Çevrimdışı Lionel Messi 10

  • Yönetim Kurulu Başkanı
  • *****
  • İleti: 1.067
  • Reputation: 962
    • Profili Görüntüle
Oyuncu Ve Takım Resimlerini buraya atabilirsiniz.!!!
« Yanıtla #89 : 21 Ocak 2009, 17:28:54 »
George Lawrence Mikan, Jr. (d. 18 Haziran 1924 – ö. 1 Haziran 2005), lakabı Mr. Basketball, National Basketball League (NBL) takımlarından Chicago American Gears'de ve NBL, Basketball Association of America (BAA) ve National Basketball Association (NBA) liglerinde Minneapolis Lakers takımında forma giymiş ABD'li profesyonel basketbol oyuncusudur. Her zaman, kalın çerçeveli yuvarlak gözlükleri ile oynayan, 2.08 m. boyundaki ve 111 kg. ağırlığındaki George Mikan, üretkenliği ile ürettiği reobund, blok ve kendine göre kısa savunma oyuncularının üzerinden attığı "hook şut" stili ile pivot pozisyonunun öncü oyuncusu kabul edilir.[1]
Çok başarılı bir oyunculuk kariyeri bulunan Mikan, yedi kez NBL, BAA ve NBA liglerinde şampiyonluk yaşamıştır. 1953 yılında oynanan All-Star Maçı'nda NBA All-Star Maçı MVP Ödülü'nün sahibi olmuştur. Üç kez ligi sayı kralı olarak tamamlayan oyuncu, ilk dört NBA All-Star Maçı'nda yer almış ve ilk altı All-BAA ve All-NBA Teams kadrolarına seçilmiştir. Özelikle pota altında çok dominant olan Mikan yüzünden NBA'de bazı kural değişiklikleri olmuştur. Bunlar arasında "Mikan Kuralı" olarak bilinen faul hattının genişletilmesi, hucüm süresinin kısıtlanması ve pota seviyesinden top çelmenin yasaklanması vardır.[2]
Basketbolculuk kariyerini sonlandırdıktan sonra, Mikan American Basketball Association'nın (ABA) kurucularından biri oldu, bu lige başkanlık yaptı ve Minnesota Timberwolves'un kurulmasında önemli rol oynadı. Son yıllarında, Mikan NBA yönetimi ile lig karlı döneme girmeden önce emekli olmuş oyuncuların haklarını aradı ve uzun süren hukuki mücadelede yer aldı. Mikan uzun süre diyabetle mücalde ettikten sonra 2005 yılında öldü.[3]
Başarıları ile 1959 yılında Basketball Hall of Fame'e girdi, 1970 ve 1980'de NBA'in 25. ve 35. Yılları anısına seçilen kadrolara girdi, 1996 yılında NBA'in en iyi 50 oyuncusu seçiminde yer aldı. Nisan 2001'den beri, Mikan'la özdeşleşen "hook atış" şeklindeki bir heykeli Timberwolves'un salonu Target Center'in girişinde yer almaktadır


Pesfootball-Forum

Oyuncu Ve Takım Resimlerini buraya atabilirsiniz.!!!
« Yanıtla #89 : 21 Ocak 2009, 17:28:54 »
GT TF 728*90

Seo4Smf Tagleri:

GoogleTagged


 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
24 Yanıt
2969 Gösterim
Son İleti 03 Temmuz 2008, 10:43:58
Gönderen: skyrunner
2 Yanıt
942 Gösterim
Son İleti 14 Ağustos 2008, 17:48:55
Gönderen: P.U | Gfb_3m1r
335 Yanıt
25099 Gösterim
Son İleti 04 Şubat 2011, 02:13:47
Gönderen: ahmet_12
2 Yanıt
867 Gösterim
Son İleti 29 Ocak 2009, 22:26:11
Gönderen: ηαρѕтєя
1 Yanıt
1230 Gösterim
Son İleti 05 Ocak 2010, 12:49:59
Gönderen: ηαρѕтєя
16 Yanıt
1614 Gösterim
Son İleti 17 Mart 2010, 07:37:42
Gönderen: pardonfb
8 Yanıt
1134 Gösterim
Son İleti 14 Temmuz 2010, 17:20:32
Gönderen: oandb
6 Yanıt
961 Gösterim
Son İleti 14 Temmuz 2010, 17:15:27
Gönderen: oandb
11 Yanıt
1367 Gösterim
Son İleti 14 Temmuz 2010, 17:15:12
Gönderen: oandb
11 Yanıt
912 Gösterim
Son İleti 02 Eylül 2010, 21:48:38
Gönderen: oandb

Vip dükkan 728*90